• 168
  • İnternet kullanıcı sayısı her geçen artarak devam ediyor. İlk yıllarda çok az bir kullanıcı sayısına sahip olan internet, her geçen gün yeni bir kullanıcı kazandı. Günümüzde ise artık var olan kullanıcılar tek bir cihazdan değil birçok cihazdan internet kullanmaya başladılar. Evimizdeki televizyon, klima vb. tüm eşyalar artık internete bağlanabiliyor. Yakın bir gelecekte bu sayının çok daha artacağı düşünülüyor. Ancak gel gelelim internet bu kadar fazla cihaza hazırlıklı mı?

    Herhangi bir cihazın internete bağlanması için ya da ağ üzerinden başka bir cihazla iletişime geçebilmesi için IP adresine sahip olması gerekiyor. Ancak IP adresler şu an için sınırlı bir sayıda mevcut. IPv4 ile sağlanan IP adreslerin sayısı yaklaşık 3.3 milyar tane. Bu rakam size fazla gibi gelebilir. Ancak dünya üzerinde internete bağlanan her bir cihazı düşününce bu rakam yeterli gelmiyor. Bu sebeple internet servis sağlayıcıları abonelerine tek bir IP adres sağlayarak birden fazla kullanıcının bu IP üzerinden internete girmesini sağlıyorlar. İşte bu noktada NAT (Network Address Translation), devreye giriyor. NAT, aynı ağ içerisinde bulunan birden fazla cihazın aynı IP’yi kullanarak internete erişebilmesini sağlayan yöntemdir.

    Ev veya iş yerinde kullandığınız iç ağdan dünyaya açılmanızı sağlayan bir protokol diyebiliriz NAT’a. IP adreslerin yetersiz gelmesi bu tarz geliştirmeleri ihtiyaç doğurdu. IP adresler için versiyon 6 geliştirilmiş olsa da hala versiyon 4 en çok kullanılan versiyon. Dolayısıyla NAT tüm dünyada kullanılan bir uygulama. Oluşturulan iç ağda her cihaza bir IP adres verilir. Ancak bunlar sadece iç ağ iletişimi için geçerlidir. İnternete bağlanırken NAT sahip olduğu gerçek IP sayesinde veri alışverişini yapar. Ağ Adresi Dönüştürme adıyla kullanılan bu terim, zaten adından anlaşılacağı üzere bir dönüştürme işlemi yapıyor. Bu protokol sayesinde de günümüzde sorunsuz bir şekilde internet hizmeti almaya devam edebiliyoruz.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.